spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Barcelona Rehin Alması (BRA)

Dünyasında bir miktar futbol ve Barcelona olanlar için yeni bir kavram ortaya koymak istiyorum. Tabii bunu yapmadan önce bir miktar Barcelona takımından bahsetmek lazım gelir değil mi? Bu soruya vereceğiniz cevabı önemsemeden devam ediyorum. Böyle teknik bir bilgim yok! Futbolla ilgili tüm bilgimi ortaya koysam, ancak üç cümle kurmaya yetecek kadar olduğu görülebilir...

Bu yüzden anlatacağım şey herhangi bir Barcelona maçını izlerken içine düştüğüm hissiyat. Buralarda görülen genel eğilim (düşenin yanında olalım) bu maçlar sırasında beni de sarıp sarmalıyor. Hemen karşı takımı sahiplenip, desteklemeye başlıyorum. Karşı takımın oyuncularına bakıp "koşmayın lan bu kadar" derken buluyorum kendimi. Çabalamalarına rağmen topa o kadar az dokunabilmeleri kanıma dokunuyor işte, üzülüyorum. Yaşıyorum o stresi resmen...

Nereye bakarsan bak, bir çıkış yok... Rakip yarı saha (orta sahanın diğer tarafı, karşı kale...) çok uzak! Topu elde etmek için, daha önemlisi "oyun oynamak" için çok çaba harcamak gerekiyor. Bu çabayı ortaya koyan takımlar, çabalarına rağmen "oyun" oynayamıyorlar. "Tamam lan biz çıkalım, siz oynayın" diyecek gibi oluyorum. Darlanıyorum... Sıkışmış gibi hissediyorum... Rehin olmak böyle bir şey mi? Böyle bir stres altına giriyorum işte...

Başta 11 oyuncusu olmak üzere tüm Barcelona teknik ekibinin eseri olan bu "daraltma" hissini takdir etmemek elde değil. Lakin gelelim ve görelim ki, tüm bu "daraltma" etkisini tek başına yaşatabilen insanlar var bu dünyada... Aramızdalar, dolanıyorlar...

İşte böyle insanlar ve durumlar için kullanıma yeni bir kavram sunmak istiyorum...

Barcelona Rehin Alması (BRA)

* "Yeni bir dil oluşturuyorum ohhş... Herkes kullanmaya başladıktan sonra, bunu ilk söyleyen bendim diyeceğim" tribali. Tarihe geçmeyi yanlış anlayan insan! 

Futbolun Modası

Bugün akşama doğru televizyonu kurcalarken, 20-25 dakikalık bir şeye şahit oldum. Aslında 90 dakikanın sadece bir kısmını yakalayabildim. Şu anda neden tümünü izlemedim diye o kadar hayıflanıyorum ki, tam üç kere yazının başlangıcını değiştirdim... 

Memleket insanı bir kaç konuda oldukça bilgilidir. Kimseler fark etmemiş olabilir ama iş futbol ya da moda olunca durmak, dururken düşünmek gerekir diyorum. Model mi, top model mi, futbolcu mu... Kesin söyleyeceklerimiz vardır... Özür diliyorum az önce izlediğim Adriana Lima videosu yüzünden bu kısma moda karıştırdım... Bu konuda ayrıca bir şeyler yazmak istiyorum ama şu anda yazının odağını başka yere kaydırmamak önemli... 

Küçük bir kasabada doğduğunu söyleyen Adriana, aslında... Öhömm, bir saniye... Bunu yazmıyordum... Evet! Diyorum ki,

1974 yılına gidelim beraber... Kocaman bir stadın içerisinde binlerce insan takımlarını can-ı gönülden desteklemekteler. Sahada Arjantin ve Polonya takımları var. 

Kulplu Beygir

Çok karmaşık, beni bir çıkmaza doğru sürüklediğini düşündüğüm bir şey var. Aslında yoktu ama şimdi oldu. Önemli bir sorunun analizini yapmak için hemen oturup yazmam gerektiğine karar verdim. Kabullenmedi bünye...

"Kulplu Beygir" diye bir şey var. İyi ama neden var? 

Soru mu lan bu? -Evet- Bu sorunun cevabını bulmak için yola çıkan içimdeki aletli jimnastik hastası adam, hemen bir iki video izledi konu hakkında. Nasıl! ama daha önemlisi neden! 

Ben bunu yapamam. Muhtemelen sen de bunu yapamazsın. Evet futbol, basketbol, voleybol ve hatta tenis bile oynayabiliriz. Yeri gelir biraz destekle yamaç paraşütü bile yapabilen yurdum insanı bunu yapamaz işte... Bir beygirin üzerinde, (beygir dediğim şey o tahta) eller iki kulpta, oradan salto buradan burgu derken bir takım hareketler sergilemek... Olur mu? Olmaz...